ABD tahvil faizleri, Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli menkul kıymetlerde geri alım miktarını artırma kararına rağmen yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Wall Street’teki büyük bankaların faiz stratejistleri, geri alımların piyasa likiditesini destekleyebileceğini ancak uzun vadeli getirilerde kalıcı bir düşüş yaratmak için tek başına yeterli olmayabileceğini değerlendiriyor.
Hazine geri alımları neden yeterli görülmüyor?
ABD Hazine Bakanlığı, 10-20 yıl ve 20-30 yıl vadeli nominal tahvillerde likidite desteği amacıyla yapılan geri alımların operasyon başına büyüklüğünü 9 Eylül’den itibaren 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Karar, uzun vadeli tahvil piyasasında son dönemde artan oynaklığı ve likidite ihtiyacını hafifletmeyi amaçlıyor.
Ancak Goldman Sachs ve Wells Fargo stratejistlerinin değerlendirmelerinde, geri alımların tahvil piyasasındaki temel baskı unsurlarını doğrudan ortadan kaldırmadığı vurgulanıyor. Bütçe açığı, yüksek kamu borcu, enflasyon görünümü ve Fed’in faiz patikasına ilişkin belirsizlik sürdükçe uzun vadeli faizlerde kalıcı gerilemenin zor olabileceği belirtiliyor.
Getiri eğrisindeki dikleşme ne anlatıyor?
Piyasanın odaklandığı başlıklardan biri de getiri eğrisindeki dikleşme. 24 Ağustos itibarıyla iki yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yaklaşık yüzde 4,23 seviyesindeyken, 10 yıllık getiri yüzde 4,71 ve 30 yıllık getiri yüzde 5,25 civarında bulunuyordu. Uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlerden daha hızlı yükselmesi, yatırımcıların enflasyon, bütçe dengesi ve uzun dönemli borçlanma riskleri için daha yüksek prim talep ettiğine işaret ediyor.
Wall Street hangi koşullarda faizlerin düşmesini bekliyor?
Stratejistlere göre uzun vadeli getirilerde sürdürülebilir bir düşüş için yalnızca teknik piyasa operasyonları değil, makroekonomik görünümde de değişim gerekiyor. Büyüme ve enflasyonda yavaşlama, Fed politikasına ilişkin belirsizliğin azalması, bütçe açığının kontrol altına alınması veya uzun vadeli tahvil arzına yönelik baskının hafiflemesi bu senaryoyu destekleyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Societe Generale, Deutsche Bank ve Scotiabank cephesindeki değerlendirmeler de uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlere göre daha güçlü kalabileceği ve getiri eğrisindeki dikleşmenin sürebileceği yönünde.
Piyasalar için neden önemli?
ABD Hazine tahvilleri küresel finans sisteminin temel fiyatlama araçlarından biri olduğu için uzun vadeli getirilerdeki yükseliş yalnızca tahvil piyasasını etkilemiyor. Yüksek getiriler şirketlerin finansman maliyetlerini, mortgage faizlerini ve hisse senetlerinin iskonto oranlarını yukarı çekebilir. Özellikle yüksek sermaye harcaması gerektiren teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarında borçlanma maliyetlerinin seyri yakından izleniyor.
Bu nedenle piyasaların önümüzdeki dönemde yalnızca Hazine’nin geri alım operasyonlarının büyüklüğüne değil; enflasyon verilerine, Fed’in iletişimine, bütçe görünümüne ve uzun vadeli tahvil ihalelerine vereceği tepkiye odaklanması bekleniyor.
