TCMB repo ihaleleri yeniden piyasa gündeminin merkezine yerleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, son aylarda daha sıkı likidite koşulları altında uygulanan gecelik fonlama ağırlıklı yapıdan politika faizini merkeze alan operasyonel çerçeveye dönüş olarak değerlendiriliyor.

Merkez Bankası, mart ayı başında artan jeopolitik belirsizliklerin ardından bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermiş ve piyasanın likidite ihtiyacını ağırlıklı olarak yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden karşılamıştı. Politika faizi ise yüzde 37 seviyesinde bulunuyordu. Haftalık repo kanalının yeniden açılması, fonlama maliyetinin politika faizine yaklaşması açısından önemli bir operasyonel normalleşme sinyali veriyor.

TCMB neden haftalık repo ihalelerine geri döndü?

TCMB’nin 2026 para politikası çerçevesinde temel politika aracı, miktar ihalesi yöntemiyle gerçekleştirilen bir hafta vadeli repo ihalesinin faiz oranı. Buna karşın mart ayında jeopolitik risklerin artmasıyla bu kanal geçici olarak devre dışı bırakılmış, sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla piyasa faizlerinin koridorun üst bandına yakın oluşması sağlanmıştı.

Son karar, likidite yönetiminin yeniden standart operasyonel çerçeveye yaklaşması anlamına geliyor. Bu değişiklik doğrudan politika faizinde bir indirim anlamına gelmese de, bankacılık sistemine sağlanan fonlamanın kompozisyonu üzerinden para piyasası faizlerini etkileyebilecek bir adım niteliğinde.

TCMB yüzde 37 politika faizi ile yüzde 40 gecelik borç verme faizini karşılaştıran grafik
TCMB’nin politika faizi yüzde 37, gecelik borç verme faizi ise yüzde 40 seviyesinde bulunuyor.

ING: Karar piyasa güveni açısından olumlu

ING Gelişen Piyasalar ve Küresel Makro Stratejisti Chris Turner, bir haftalık repo ihalelerine dönüşün politika yapıcıların mevcut ekonomik ve finansal koşullara ilişkin güveninin arttığına işaret edebileceğini belirtti. Turner’a göre karar, piyasa açısından olumlu bir sinyal niteliği taşıyor.

ING değerlendirmesinde, karar sonrasında Türk lirasının kısa vadeli ima edilen getirilerinde gerileme görüldüğüne dikkat çekildi. Buna karşın liranın vadeli kurların ima ettiği seviyelerden daha iyi performans göstereceğini öngören carry trade yatırımcılarının pozisyonlarını koruma eğiliminde olabileceği değerlendirildi.

Carry trade açısından ne değişiyor?

Carry trade işlemlerinde yatırımcılar, düşük maliyetli para birimlerinden borçlanarak daha yüksek faiz sunan para birimlerine yöneliyor. Türk lirasında yüksek nominal faiz seviyesi bu stratejinin temel unsurlarından biri olurken, kur oynaklığı ve fonlama koşulları getirinin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.

TCMB’nin haftalık repo kanalına dönmesi, kısa vadeli TL faizlerinde bir miktar aşağı yönlü hareket yaratabilir. Ancak politika faizinin yüzde 37 seviyesinde kalması nedeniyle TL’nin uluslararası yatırımcı açısından sunduğu faiz farkı hâlen yüksek. Bu nedenle piyasanın asıl odağı, fonlama maliyetindeki normalleşmenin kur istikrarı ve yabancı sermaye akımları üzerindeki etkisi olacak.

Bu karar faiz indirimi anlamına geliyor mu?

Hayır. Haftalık repo ihalelerinin yeniden başlaması doğrudan bir Para Politikası Kurulu faiz indirimi değil. Politika faizi yüzde 37 seviyesinde korunuyor. Değişen unsur, Merkez Bankası’nın piyasaya likidite sağlarken kullandığı operasyonel aracın ve fonlama kompozisyonunun yeniden politika faizi etrafında şekillenmeye başlaması.

Bu ayrım piyasa fiyatlamaları açısından önemli. Operasyonel normalleşme finansal koşulları bir miktar rahatlatabilirken, TCMB’nin resmi para politikası duruşu enflasyon görünümü ve dezenflasyon sürecine bağlı olmaya devam ediyor.

Piyasalar bundan sonra neyi izleyecek?

Önümüzdeki dönemde ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin politika faizine ne ölçüde yaklaşacağı, gecelik piyasa faizlerinin seyri, yabancı yatırımcıların TL pozisyonları ve döviz kuru oynaklığı yakından takip edilecek. TCMB’nin likidite yönetiminde haftalık repo kanalını ne ölçüde ve ne süreyle kullanacağı da para politikasının operasyonel görünümü açısından belirleyici olacak.