Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 10 Eylül 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde faiz beklentileri belirgin biçimde ayrışıyor. Politika faizi halen yüzde 37 seviyesinde bulunurken, TCMB’nin Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi ilk toplantı için ortalama beklentinin yüzde 37 olduğunu gösteriyor.

Bu tablo, piyasanın tamamının 100 baz puanlık indirim beklediği şeklindeki yorumların doğru olmadığını ortaya koyuyor. Buna karşılık bazı kurumlar, para piyasası fonlamasındaki normalleşme ve enflasyon görünümündeki iyileşme beklentileri nedeniyle 10 Eylül toplantısında indirim ihtimalini güçlü görüyor.

TCMB anketinde ilk toplantı beklentisi yüzde 37

TCMB’nin 10-12 Ağustos 2026 tarihlerinde 68 katılımcıyla gerçekleştirdiği Piyasa Katılımcıları Anketi’nde, ilk PPK toplantısı için politika faizi beklentisi yüzde 37,00 olarak hesaplandı. İkinci toplantı beklentisi yüzde 36,13, üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 35,25 oldu.

GöstergeBeklenti
Mevcut politika faizi%37,00
İlk PPK toplantısı beklentisi%37,00
İkinci toplantı beklentisi%36,13
Üçüncü toplantı beklentisi%35,25
2026 yıl sonu beklentisi%35,25

100 baz puanlık indirim senaryosunu kimler bekliyor?

Kuveyt Türk Yatırım, faiz indirim döngüsünün 10 Eylül toplantısında 100 baz puanlık adımla yeniden başlayabileceğini ve politika faizinin yıl sonunda yüzde 34 seviyesine gerileyebileceğini öngörüyor. JPMorgan da daha önce yayımladığı değerlendirmede eylül ve ekim toplantılarında 100’er baz puanlık indirim senaryosunu öne çıkarmıştı.

Buna karşılık bazı kurumlar ilk indirimin ekim ayına kalabileceğini düşünüyor. Bu ayrışma, 10 Eylül kararının piyasalar açısından yalnızca faiz seviyesini değil, TCMB’nin yeni gevşeme patikasının zamanlamasını da belirleyecek kritik bir toplantı haline gelmesine neden oluyor.

Repo ihalelerine dönüş neden önemli?

TCMB’nin ağustos ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlaması, fonlama kompozisyonunun resmi politika faizi olan yüzde 37’ye yaklaşması açısından önemli bir normalleşme adımı olarak değerlendiriliyor. Bu adım tek başına faiz indirimi anlamına gelmese de para piyasası fonlamasında sadeleşme sinyali veriyor.

10 Eylül kararında hangi veriler izlenecek?

PPK öncesinde enflasyonun ana eğilimi, iç talepteki yavaşlama, enerji fiyatları, döviz kuru görünümü ve enflasyon beklentileri karar açısından belirleyici olacak. Ağustos Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,43, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 23,69 seviyesinde bulunuyor.

Bu nedenle 100 baz puanlık indirim piyasanın tek ve kesin senaryosu değil. 10 Eylül toplantısında faiz indirimi ihtimali masada olmakla birlikte, güncel beklenti dağılımı sabit faiz ve indirim senaryolarının birlikte fiyatlandığına işaret ediyor.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.